
Bruxism is a parafunctional habit characterized by teeth grinding and/or clenching. Although the etiology is not known exactly, it is predicted to have a multifactorial nature. The potential etiological factors are stress, genetic factors, malnutrition, central nervous system dysfunctions, allergic/endocrine diseases, drug use, malocclusion and incorrect dental treatment practices. As a result of bruxism; fractures/abrasions of teeth, temporomandibular joint dysfunction, orofacial pain, loss of support/mobility in periodontal tissues can be seen. Dental treatment approaches include multidisciplinary approach, tooth realignment, restoration/renewal of restorations, occlusal appliances, splints, removal of temporomandibular joint irregularities and botox applications. However, there is no treatment method that permanently eliminates bruxism. This may be associated with the physiopathology of bruxism is not limited to the oral region and teeth, but also it is related to the autonomic nervous system. Autonomic symptoms include sweating in the palms, rapid breathing, balance/digestive disorders, tightness in the throat/chest, tinnitus, nausea, heart palpitation and difficulty swallowing.
Therefore, the addition of the methods regulating the sympathetic and parasympathetic nervous system to traditional methods may be useful for effective treatment of bruxism.
In this review, the fundamental knowledge is presented in line with current literature about the dental and neurological treatment approach for bruxism.
Keywords: Bruxism, dental approach, autonomic nervous system, neurological consultation
Bruksizm diş gıcırdatma ve/veya sıkma ile karakterize, parafonksiyonel bir alışkanlıktır. Etiyolojisi günümüzde tam olarak bilinmemekle birlikte, multifaktöriyel doğaya sahip olduğu öngörülmektedir. Etiyolojik faktörleri; stres, genetik faktörler, malnütrisyon, santral sinir sistemi disfonksiyonları, alerjik/endokrin hastalıklar, ilaç kullanımı, maloklüzyon ve hatalı dental tedavi uygulamaları olarak sayılabilir. Bruksizm sonucu; dişlerde kırık/aşınmalar, temporomandibular eklem disfonksiyonu, orofasiyal ağrı, periodontal dokularda destek kaybı/mobilite görülebilmektedir. Dental tedavi yaklaşımları; multidisipliner yaklaşım, dişlerde düzenleme, restorasyonların düzenlenmesi/yenilenmesi, oklüzal apareyler, splintler, temporomandibular eklem düzensizliklerinin giderilmesi ve botoks uygulamalarını içermektedir. Ancak bruksizmi kalıcı olarak ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi henüz bulunmamaktadır. Bu durum, bruksizmin fizyopatolojisinin sadece oral bölge ve dişler ile sınırlı kalmayıp, otonom sinir sistemi ile ilişkili olmasından kaynaklanabilir. Otonomik semptomlar arasında; avuç içlerinde terleme, hızlı soluk alma, denge/sindirim bozuklukları, boğaz/göğüste sıkışma hissi, kulak çınlaması, bulantı, kalpte çarpıntı ve yutkunma güçlüğü sayılabilir. Bruksizm tedavisinde geleneksel yöntemlere, sempatik ve parasempatik sinir sistemini düzenleyen yöntemlerin eklenmesi etkin tedavi için yararlı olabilir.
Bu derlemede bruksizmin tedavisinde dental ve nörolojik yaklaşım hakkında güncel literatür doğrultusunda temel bilgiler aktarılmaktadır.
Anahtar Kelimeler: bruksizm, dental yaklaşım, otonom sinir sistemi, nörolojik konsültasyon